3 Şubat 2012 Cuma

Norveç ( Norway), Volume 1

Baltic Sea

Norveç'e bir Mart tatili Letonya'dan bir kaç günlüğüne bir arkadaşımla birlikte gitmiştik. İyi ki de gitmişiz diyorum çünkü Norveç hatta Oslo çok görülesi bir yer. Dünyanın en yaşanılası yerlerinden biri olması hasebiyle epey de göçmen alıyor. Herrenkten, ırktan insan görmek mümkün, Amerika'ya benziyor bu anlamda. Sanılanın aksine kuzey ülkelerinde safi bir millet yok aslında, özellikle son yıllarda Norveç, İsveç gibi ülkeler çok milletten insanı barındırıyor bünyesinde.

Gitmeden önce Norveç'te ne yenir, neresi görülmelidir, parası kaç avroya tekabül eder filan iyice bir araştırdık araştırmasına amma evdeki hesap Norveç'e uymadı :) Aman ya Rabbi, gidiş-dönüş uçak biletimizden iki kat pahalıydı Norveç'te bir gün geçirmek.  Biraz değil baya baya pahalı. Bizimki biraz öğrenci işi olduğundan yanımızda nakit+ kredi kartlarını idareli kullanmak (!) suretiyle yola çıktık. Ama öyle de bir nasipliydik ki dönüp durup şükrediyorum. Adeta bir melek gönderdi Allah bize, onun vesilesiyle kalabileceğimiz en güzel yerde kalıp, maksimum güzellikte bir gezi yaptık.

İlk olarak kaldığımız yerden başlayalım,











Şehrin göbeğinde, her yere yürüme mesafesinde ulaşabildiğimiz Oslo Apartment'da kaldık. İnanılmaz konforlu ve şirin bir apart. Haliyle İskandinav tarzı bir dekorasyonu var, ki ben çok severim bu tarzı. Çok işlevli az eşya, sade ama şık bir yaşam alanı. E daha ne olsun?



 Gittiğimiz gün bir futbol maçı kutlanıyordu sokaklarda. Taraftarlar her yerde...


Fairytales adlı bu dükkan da bana Norveç'in 2009'da Eurovision'u kazandığı şarkıyı hatırlattı. Ne hoş bir sözcük fairytales...

Görmeniz tavsiye edilen yerler:


Munch Museum: 
http://blog.travelpod.com/travel-photo/simf2p/1/1284452234/munch-museum.jpg/tpod.html

Ekspresyonist ( Dışavurumculuk) akımın dünyaca ünlü Norveç'li temsilcisi Edvard Munch. Norveçlilerin medar-ı iftiharı deyim yerindeyse. Müzeye geniş güvenlik önlemleriyle girmenize rağmen son mütevazi bir havada. Resimleri anlatmak imkansız, bakarken duyguyu birden hissediveriyorsunuz. Bazı resimleri uzun uzun yaşatıyor bünyenizde hissettirmek istediğini. Çektiğim birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Munch'un kaldığı otel odasının bir maketini yapmışlar müzenin içine.



E. Munch'un mektupları duvara kolaj yapılmış, hoş.




En favorim ;)

Çığlık adlı ünlü bir korku filmi serisine de konu olmuş o ünlü tabloyu bilmeyenimiz yoktur. Yakından göreceğimi hiç düşünmemiştim.

Çığlık/ Boğuntu (Skrik )





 Viking Gemileri Müzesi Vikingship Museum:

Vikinglerden kalma dünyanın ilk gemileri olduğu iddia edilen bu koca bebeklerin sergilendiği yer. Çok etkileyici dimi?




Buradan hatıra niyetine bir kalem aldım, siyah, üzerinde Viking Gemisi baskılı, öyle güzel yazan bir kalem ki armağan ettiğim kişi tam bir kalem hastası olduğudan bu kalemin yazışına, tutuşuna her bir şeyine bayıldı. Diyeceğim o ki, hani olur da bir gün giderseniz o kalemlerden muhakkak alın, yazmalara doyamayacaksınız :)




Norsk Folkemuseum (Norveç Halk Müzesi):



Burası çok şirin bir yerdi. Norveç Halk Kültürü Müzesi. Zaman tüneli gibi Norveç'in geleneksel yaşam tarzını sergilemek adına kurulmuş şirin bir köy. Ben ne alınır, memlekete ne götürülür meraklısı bir tip olarak hemen girişteki İskandinav kültürünü yansıtan objeler, posterler, kıyafetler, porselenler, sabunlar, ciciler biciler bölümüne sarıldım tabii :)










Devam edicek... ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...